GECENİN ÖYKÜSÜ
biliyorum bu gece dolunay var dışarıda...
bense yazdıklarımı bile göremiyorum loş bir odada
biliyorum bir dolunay var gece mavisinin içinde bir yerde...
benimse görebildiğim en son,
yüksek bir apartmanın beşinci katı sadece
anladım ki bu gece ben yine o eski benim
özüm aynı,
gözlerim hala buğulu ...
ay ışığı danseder hala kipriklerimin arasında
etrafı bulutlu
ruhumun düştüğü engin denizlerde
yakamozlar yanıp söner hala...
ve hala uzandığımda yatağıma,
uzun uzun hayaller kurarım
gök mavisi,bal rengi
femden pembe,tüm gecelerden siyahi
karanfilden kırmızı,menevşeden hercai...
elimde bir kalem kağıt yazar yazarım
veyselden tutkulu
karaniden daha umutlu
o halde niye şikayet ettim
bu sabah aynaya düşen aksıma...
çattım kaşlarımı,sordum neden sonra
bu yüzü solgun,gözleri çökmüş buğulu bakan ben miydim?!
aynalar mıydı böyle yabancı bakan ?!
Allahım!!!
bildiğim tek şey yorulduğum...
okyanusta fırtınaya tutulmuş gibi sakin bir liman
ıslak caddelerde büzüşmüş gibi sıcak aş bir de kaban
kurak topraklarda gezer gibi bir ağaç koyusu
avcıdan kaçar gibi bir orman kuytusu
sonbahar yağmurundan sığınır gibi saçak altı
yamaçtan tırmanır gibi tutunabileceğim bir iğde dalı
arıyor arıyordum!
gecenin bu saatinde diken diken olmuş bedeni
düşündüklerinden ürpermiş büyümüş göz bebekleri
şarkılara karışmış zaman zaman göz yaşları
buruk mu buruk yüzü,gam tutar dolunayı
birinde kalem diğerinde ıslak mendili...
bu saatte kim tutar titreyen ellerini?
kim güldürür üzerine çiğ düşen gonca femi?
söyleyemediklerim var kendime bile
geceyi çeyrek geçe...
kim haykırır benim yerime?
göz yaşında boğulan,
ayak altında ezilen,
kitap arasına sıkışan,
siyah güllerin ızdırabı var yüreğimde!
bir akrep bir de yelkovan
sayacını kaybetmiş bu gece zaman
bir siyahtır geliyor üzerime an ve an!
kim getirir bir hüzme güneş seherin birinde?
soğuktan üşümüş yanaklarım
kapanmıyor ki göz kapaklarım
derin ve sonsuz huzuru bulacağım ,
ufku cennete açılan uykulara dalayım
dostlarım derin uykularda
bense bu şehre binlerce yıldız kırparım
saklandığı yerden çıkarırım tüm mutlulukları
umutları,aşktan çılgın nev baharları
serperim yüreğimden tüm güzel dileklerle
sevdiklerimin sevmediklerimin düşlerine...
bu gün dolunay var şimdi biliyorum
pencereden üzerime süzülen
yastığımı yorganımı paylaşan
bir yüz var göz bebeğimin tam ortasında
içim rahat ama...
düşünemediklerim vardı daha
ay verdi başka uykusuz gözlere meyil
iki kolum düştü iki yana,
bir elimde kalem bir elimde ıslak mendil
FULYA
5.09.2001
|